|
|
|

|
İç Ve Dış Değerlendirmeler İle Okullarda
Eğitimin Kalitesini Arttırma
|
|
30 Kasım -04 Aralık 2009
tarihlerinde, Hamburg’da, “İç ve dış değerlendirmeler ile okullarda
eğitimin kalitesini arttırma” konulu, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik
Programları Başkanlığı tarafından düzenlenen,12 Avrupa ülkesinden toplam
14 katılımcının bulunduğu, çalışma ziyaretleri eğitim faaliyetine
katıldım. Ziyaretim esnasında; “Değerlendirmeler ile okullarda eğitimin
kalitesini arttırma”, “Matematik ve yabancı dil öğretimi”, “PISA olarak
kısaltılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı”, “Eğitimin kalitesini arttırmak için yeni yapılanma
süreçleri” ve “Eğitim-öğretim sürecinde, farklı yaklaşım ve uygulamaların
getirisi” gibi konularda, elde ettiğim, bilgi, tecrübe ve gözlemlerimi,
sizlerle paylaşmak istiyorum.
|
|
İlk olarak “Değerlendirmeler ile okullarda eğitimin kalitesini
arttırma”:Okul gelişimini işler hâle getirmek, okullardaki kalite
güvencesine katkıda bulunmak, belirli bir seviyeye getirilmiş eğitim
sisteminin kalitesini ortaya çıkarmak, minimum standartlara ulaşmaya
katkı sağlamak ve final sınavlarının karşılaştırılabilirliğini sağlamak
amacıyla, okullarda denetim yapılıyor. Okul liderliği ve yönetiminde,
öğretmen-veli ve öğrenci memnuniyetini sağlamada, insan kaynaklarının
gelişiminde ve müfredat gelişiminde, güçlü ve zayıf yönleri bularak,
eğitim ve öğretime katkı sağlıyorlar. Okullarda genel olarak yöneticiler;
Öğrenmede girdi ve çıktıları, her türlü sınav sonuçlarının
değerlendirmelerini, öğrenci performansları hakkında veri analizlerini,
ders gözlemlerini, veli ve öğretmen röportajları gibi bilgileri sistemli
bir şekilde, belge ve formlar kullanarak güçlü ve daha az güçlü yönleri
bularak, eğitim ve öğretime katkı sağlıyorlar. Öğretmenler de; ne kadar
öğretebildiğini, öğrencilerin ne kadar öğrenebildiğini görebilmek,
arızaların tespitini yapabilmek ve gerekli tedbirleri alabilmek için,
veli röportajları gibi bilgileri, belge ve formlar kullanarak, eğitim ve
öğretime katkı sağlıyorlar.
|

|
|
Diğer bir konu ise Matematik
ve Yabancı Dil öğretimi. Almanca ve matematik temel dersler olduğundan,
matematik, ezberden uzak, uygulamaya yönelik öğretiliyor ve bu derse çok
önem veriliyor. Dünyada matematiğin oynadığı rolü fark etme ve anlama,
sağlam temellere dayanan yargılara ulaşma, yapıcı, ilgili, düşünceli bir
vatandaş olarak kendi ihtiyaçlarına karşılık verecek bir şekilde
matematiği kullanma anlayışı, sindire sindire, iyi bir şekilde
öğretilmeye çalışılıyor. Bu temel derslerden sonra yabancı dile
(İngilizce veya Fransızca) çok önem veriliyor ve çok iyi öğretiliyor. Her
tür okullarda tüm yöneticiler, müfettişler, öğretmenler, memurlar ve
öğrenciler, yabancı dili iyi biliyor ve kullanıyorlar.
|

|
|
Başka bir konu ise PISA olarak kısaltılan Uluslararası Öğrenci
Değerlendirme Programı. PISA, 15 yaş grubu öğrencilerin öğretim
programlarında ele alınan konuları (matematik, fen bilimleri ve okuma
becerileri) ne dereceye kadar öğrendikleri değil, günümüz bilgi
toplumunda karşılaşabilecekleri durumlar karşısında sahip oldukları bilgi
ve becerileri kullanabilme yeteneğini ölçmeyi amaçlayan bir sınav
şeklidir. PISA 2006’ya katılan toplam 57 ülke arasında Türkiye; 424 Fen
bilimleri ortalama başarı puanıyla 47nci, 424 matematik ortalama başarı
puanıyla 45nci ve 447 okuma becerileri ortalama başarı puanıyla 39ncu
sırada yer almıştır.
|
|
Bir başka konu ise eğitimin
kalitesini arttırmak için yeni yapılanma süreçleridir. Bunu
gerçekleştirmek için de aşağıdaki süreçler izlenmektedir;
·
Mart
2009 Öğretmenlere yönelik meslek içi eğitim
seferberliği,(Eğitim-öğretimde yeni bir yapılanmaya başlarken,
Öğretmenlere yönelik eğitim faaliyetleriyle işe başlama)
·
Mayıs
2009 Hamburg eğitim yasasının değişiklik taslağı,
·
Haziran
2009 Bölgesel öğretim geliştirme konferansları tavsiyeleri,
·
Ağustos
2009 Gelecekteki okul yerleri hakkında eğitim bakanlığının tavsiyeleri,
(İlkokula hazırlık sınıfı ücretsiz olacak, tam gün okullar devreye
giriyor, ilkokullar için öğretmen takviyesi),
·
Aralık
2009 Okul yerlerinin yetkililerce karara bağlanması,
·
Ağustos
2010 İlkokul, semt okulları ve altı aşamalı liseler devreye giriyor.
Yukarıdaki planlamayla, daha çok
öğrencinin daha kaliteli ve daha iyi bir eğitim alarak, daha çok
öğrencinin liseden mezun olabilmesi için, Hamburg okullarına yatırım
yapılıyor. Yeni yapılanmada, Almanca, matematik ve yabancı dillerdeki
başarıları ve sağlam temellerin yanı sıra sunum yöntemleri, grup
çalışmaları ve sorumluluk alma gibi dersler ağırlık kazanıyor.
“Öğretmenler, öğrencilerine, nasıl öğreneceklerini öğretecekler” ve “En
önemli konu dersin kalitesidir” gibi konu başlıklarıyla yeni bir öğrenme
kültürü oluşturmaya çalışılıyor. Yeni bir yapılanmaya öğretmenlerle
başlıyorlar.
|
|
Son olarak eğitim-öğretim sürecinde, farklı yaklaşım ve uygulamaların
getirisinden bahsetmek istiyorum. Sistemli ve istikrarlı eğitim
çalışmalarıyla, herkes işini ciddiye almayı öğrenmiş ve işini en iyi
şekilde yapmayı alışkanlık haline getiren, bir toplum kültürü oluşmuş. Bu
sayede çocuklarına en güzel mirası bırakıyorlar. (Children see, children
do!=Çocuklar görür, çocuklar yapar.) Eğitim-öğretim başlangıçları, sağlam
temeller üzerine oturtulduğundan ve matematik iyi öğretildiğinden, sağlam
temellere dayanan yargılara ulaşan, yapıcı, ilgili, düşünceli, analitik
düşünen ve yaşayan vatandaş özellikleri belirgin olarak kendini
gösteriyor.
|
|
Ülkemizde
PISA sonuçlarına göre; okuma becerileri, matematik ve fen bilimleri
öğretim programlarında ele alınan konuların bilgi ve becerilerin
değerlendirilmesine yönelik yapılanmaya gidilmelidir.
Sonuç
olarak Hamburg Çalışma ziyareti, oldukça yararlı geçti ve hayatımın
önemli deneyimlerinden birisi oldu. Çalışma ziyaretlerine daha fazla
yöneticinin katılmasıyla kazanılan “Doğru bakış, doğru yerde durma ve
doğru yerden başlamak” gibi beceriler paylaşıldığında, yararları
görülecektir. Çalışma ziyaretlerine katılmamda emeği geçen herkese
teşekkürlerimi sunarım.
|
Orhan ATABEK
Ocak,
2010
Bilecik
|
|